Asırlar boyunca doğum ağrı ile bir arada anılmıştır. Ağrının varlığı doğumun çok korkunç hissedilmesine neden olmuştur. İşte ağrı doğumu engeller. Kimse acı çekerek ve korkarak doğum yapmak istemez. Bu yüzden hipnozun en faydalı kullanım alanı ağrı algısını ve korkuyu azaltmasıdır. Kadınların hipnoz kullanarak daha az ağrılı ya da hiç ağrısız, doğum yapmak istekleri bu alanda çalışan pek çok terapist için bir araştırma konusu olmuştur. Hipnoz doğumda ağrıyı azaltır.
Doğumda ağrının ön plana geçmesiyle doğumun spontan seyri değişti. Eskiden doğumlar ev ortamında yapılır ve annenin mahremiyetine ve doğumdaki manevi yalnızlığına destek olunurdu. Doğumlar hastane ortamına kaydıkça, sağlıkta güvenlik şartlarının artması anne ve bebek ölümlerinin azalmasını sağladı. Ancak bu sefer de doğumlara müdahale karıştı. Her şey yolunda giderken bile doğumları hızlandırmak ve bir an önce bitsin fikri, beraberinde müdahaleleri artırdı. Bu da doğumun fizyolojisini bozarak doğum kasılmalarının şiddetlenmesine ve kasılmaların ağrı olarak algılamasına yol açtı. Böylece gebe kasılmaların hem şiddetinin hem de süresinin uzaması ile doğum bitmek tükenmek bilmeyen bir ızdıraba dönüştü. Bunu yaşayan kadınlar doğumu bir travma gibi algılamaya ve yeni anne olacaklara olumsuz duygu ve düşüncelerini yansıtmaya başladılar. Doğum gittikçe daha çok korku ile anılmaya başlandı. Böylece bu nesil annelerinin doğum korkuları arttı. Korku duygusunun yeni nesil annelerin zihinlerine yerleşmesi, onlarda doğumda kaçınmacı davranışlar sergilemelerine neden oldu.
Yapılan çalışmalarda hipnozun ağrı üzerindeki etkileri incelenmiş, ağrının azalmasıyla birlikte beynin aktivitesinde baskılanma olduğu tomografi ile gösterilmiştir. Hipnoz disosiyasyon anında ağrı ile beraber beynin üst merkezlerine aktarılan bilgilerin farkındalığını azaltır, böylece ağrı daha az hissedilir. Doğumda hipnoz uygulamaları analjezik ilaçların kullanılmasını, doğum eylemini indüklemek için oksitosin kullanım oranını azaltır, böylece spontan vajinal doğum oranı da artar. Yapılan çalışmalarda, doğumun ilk aşamasında doğum süresinin ortalama 3 saat daha kısaldığı gözlenmiştir. Belirgin ağrılı durumlarda hipnoz altında yapılan telkinlerin, hipnozsuz telkine kıyasla ağrıda anlamlı bir azalma meydana getirdiği gösterilmiştir.
Hipnoz gebeyle doktor arasındaki güven duygusunu güçlendirir. Doğumda gebe, sağlık ekibi ile daha iş birlikçi olur. Eğer hipnoz uygulamasını doktorun kendisi yapıyorsa gebenin doktoruna güven duygusu giderek artar.
Hipnoz uygulamaları özellikle gebede, doğum korkusu ve anksiyetesiyle başa çıkma becerisini artırmaktadır. Stresi azalan gebede farklı bir hipnoz tekniği yaklaşımı ile ağrı eşiğini de yükseltebiliriz. Böylece gebe doğumda çok daha az ağrı hisseder. Ağrının ve stresin azalması gebede cerrahi olarak kullanılacak ilaç miktarını da azaltır. Hipnozla sağlanan anestezi anneye ve çocuğa zarar vermez.
Doğumlarda operasyon ihtimali düşer ve müdahaleler azalır. Böylece ameliyatın istenmeyen etkileri azalır. Perine bölgesi anestezisi sağlanır. Hatta doğumda epizyotomi dikişlerinin yapılması bazen ekstra bir anesteziye bile ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilir.
Doğum sonrası dönemde annenin iyileşmesi çok hızlı ve kolay olur.
Annelerin çoğu hipnozla doğumu aşırı düzeyde memnuniyet verici veya tatmin edici bir deneyim olarak görür.
Hipnotik rahatlama telkinleri, doğumun vaktinden önce başlamasını önleyerek, erken doğum eylemlerinde de yardımcı olabilir.
Hipnoz, emzirmek isteyen kadınlarda ilk 48 saat içerisinde laktasyonu harekete geçirmek veya baskılamak için kullanılabilir.
Hipertansif gebelerde bazı acil durumlarda hipnoz kullanımı hayat kurtarıcı olabilir. Sakinleştirici ve gevşetici gücünden yararlanılabilir.
Hipnoz bir kabul terapisidir. Siz istemeden kimse sizi hipnoz yapamaz. Duyguların yoğun yaşandığı doğum süreci, hipnoz olabilme kapasitesinin en yüksek olduğu zaman dilimidir. Doğum eyleminden önce gebelikte hipnoz ve hipnoterapi çalışan gebeler doğum sürecinde çok rahat ederler. Bu çalışmayı kendi güvendikleri doktorları ile yaşamaları hipnoz olabilme kapasitesini daha da artırır.
Maalesef sosyo kültürel kodlarımız ve öğretilerimiz, kız çocuklarında doğuma dair olumsuz telkinleri içselleştirmesini artırır. Bu negatif telkinler de bilinç ve bilinç dışına çok kolay yerleşir. Şimdilik anestezinin devreye girmesi ile ağrı kelimesi susmuş ama korku sessiz bir çığlık olarak içimizde durmaktadır. Burada hipnoz çalışmaları doğum sürecinde kolaylaştırıcı rol oynayabilir. Hastalar kendilerini güven içinde hissederek, doğum süreci hakkındaki korkularını pozitif hipnotik telkinlerle azaltabilmektedir.
Son yıllarda ülkemizde doğum adına güzel uygulamalar yapılsa da doğumda birebir ilgiyi ve güveni beraberinde yaşamak ve yaşatmak gerekir. Doğuma ait kaygılar gebelik ilerledikçe daha da artacaktır. Burada kişinin kendisini takip eden onunla sürekli iletişim kurduğu bir ekiple çalışması anksiyetesini azaltır. Doktorun sakin, kendinden emin olarak ona güven veren bir iletişimde bulunması önemlidir. Gebeye doğum sırasında ya da sonrasında huzurlu ve güvenli bir doğum ortamı sunulabilir. Bazen bu çalışmalara eklenen hipnoz uygulamaları süreci daha da keyifli hale getirebilir. Hipnoz hiçbir zaman anestezik maddelere eşdeğer değildir. Ancak doğum sürecini oldukça rahatlatır. Analjeziğin etkisini tamamlayan bir unsurdur.
Dr. Sebahat Turan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
0312. 285 3000
www.doğaldoğummerkezi.com
www.doğaldoğumankara.com